Röportaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Röportaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2010 Cuma

Diana Taurasi Fenerbahçe Gazetesi Röportajı !!!


Taurasi: “Büyük işler başarmaya geldim”
10.12.2010
Fenerbahçe’nin ABD'li süper yıldızı Diana Taurasi, Fenerbahçe Gazetesi’ne açıklamalarda bulundu.
Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımı'nın yıldız oyuncusu Diana Taurasi, Sarı-Lacivertli kulübe büyük başarılar kazanmak için geldiğini belirtti.

Fenerbahçe Gazetesi'nde röportajı yayımlanan ABD'li oyuncu, Sarı-Lacivertlilerin Avrupa ve dünyada marka haline gelmiş bir kulüp olduğunu kaydederek, “Kulüp içinde yer alan sporcuların hepsi kaliteli isimler. Fenerbahçe, kadın basketboluna da önem veren bir spor kulübü. Teklif aldıktan sonra böyle bir camiada olmaktan mutlu olacağımı söyledim ve şu anda Fenerbahçe forması ile mücadele etmekteyim” ifadelerini kullandı.

Fenerbahçe’nin şu ana kadar iyi yolda olduğunu anlatan Taurasi, şunları kaydetti: “İmzayı attığım günden beri çok güzel geri dönüşler alıyorum. Gerek Türk halkının, gerekse taraftarımızın bana karşı büyük ilgisi var. Türkiye'de basketbolun bu kadar çok sevildiğini bilmiyordum. Fenerbahçe'nin içine girince daha da iyi anladım. Ben buraya büyük işler başarmaya geldim ve bu ilgiye layık olacağım. Fenerbahçe taraftarı futbola gösterdiği ilgiyi, verdiği desteğin benzerini de basketbola veriyor. Burada basketbol oynamak son derece zevkli.”

FIBA Bayanlar Euroleauge'de yoluna yenilgisiz devam eden Sarı-Lacivertlilerin yıldız oyuncusu Taurasi, bu kulvarda mücadele eden her takımın dörtlü finali hedeflediğini belirterek, “Biz de çok istiyoruz ama bunu söylemeden önce kendimizi çok daha iyi geliştirmeliyiz. Aşamalı bir şekilde ilerledikten sonra kuşkusuz başarı gelecektir. Zaten ben buraya bir şeyler yapmaya geldim, büyük işler başarmak için buradayım” yorumunu yaptı.

Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi'nde oynayan bazı takımların, Euroleague'deki birçok takımdan iyi olduğunu dile getiren ABD'li oyuncu, kişisel özellikleriyle ilgili bir soruyu, “Sahadaki kişiliğim ile normal yaşamdaki kişiliğim arasında bir fark söz konusu. Saha içinde son derce disiplinli, agresif, sinirli ve mükemmeliyetçi biriyim. Ama saha dışında şakacı, esprili bir kişiliğe sahibim. Belki o farklı bir özellikmiş gibi algılanabilir” diye yanıtladı.

Çocukluğumdan beri NBA'i takip ettiğini anlatan Taurasi, “Basketbola aşık olmamın sebeplerinden biri de NBA. Onun dışında küçükken kız kardeşim ile birlikte futbol oynardık. Ama şimdi sadece bir futbol izleyicisiyim. Genelde NBA'i ve futbol maçlarını takip ediyorum. Özellikle bağlı bulunduğunuz kulübün maçlarını seyretmek daha da keyif verici oluyor. Bu yüzden Fenerbahçe'nin maçlarını kaçırmamaya çalışıyorum” ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

1 Aralık 2010 Çarşamba

Diana Taurasi Röportajı !!!

F.Bahçe'nin 'Dişi Kobe'si AKŞAM'a konuştu. Jordan'a nasıl meydan okuduğunu anlattı: 'İmza için kampta yanına gittiğimde, 'Çok iyi olduğunu duydum' dedi ben de ona 'Kendine güveniyorsan bire bir maç yapalım' karşılığını verdim. Zaten Magic'le de maç yapmıştım.'

erkeksenicWNBA yıldızı 'Diana Taurasi' F.Bahçe formasıyla Türkiye'yi de sallıyor. Babası İtalyan, annesi Arjantinli. Taurasiler, 1978'de ABD'ye göç etmiş. Diana 7 yaşına gelince, onu spora yönlendirmişler. Sporda çok başarılı olan Diana, babasının da tavsiyesi ile basketbolda karar kılmış. ABD'de Bush dahil bir çok ünlü devlet ve spor adamın fotoğraf çektirdiği Taurasi ile keyifli bir sohbet yaptık:

İlk basketini hatırlıyor musun?
Evimizin duvarındaki potaya tabii. Çocukluğumda da sadece basketbol oynardım. Sadece basketbola odaklandım. Topla yatıp, topla kalkıyordum. Odamda bile top sektirirdim. Bazen annem, gürültüden dayanamaz hale gelir -Kızım yeter, kafamız şişti- diye sitem ederdi.'

Bir de Michael Jordan 'la ilginç bir anınız var...
Evet... Evet... Maçlarda 50 küsür sayılar attığım ve 3047 sayıya ulaştığım. Santa Barbara'da bir basketbol kampına katıldım. Orada, Michael Jordan'la tanıştım. Rüya gibiydi! İmza için yanına gittiğimde, Jordan, 'Oldukça iyi olduğunu duydum' deyince 'Hadi, dışarı çıkıp, oynayalım. Gözlerinle gör' dedim. Zaten, öğrenciyken idolüm olan Magic Johnson ile karşılıklı maç yapma fırsatı da bulmuştum. O yıllarda bile, kendime güvenirdim.

Artık İstanbul'dasın. Neden Fenerbahçe?
5 yıldır Rusya'daydım. Hem ülke, hem takım olarak, değişiklik yapmak istedim. F.Bahçe en iyisiydi. Yıllarca F.Bahçe'de oynamış, takım arkadaşım Pondexter'dan F.Bahçe ve taraftarının methini çok duydum. İstanbul'da harika günler geçirdiğini, hep anlatırdı. Bu yüzden, F.Bahçe'yi tercih ettim. Yaşantıma yeni bir renk geldi. Mutluyum.

İstanbul'da nasıl yaşıyorsun? Alışabildin mi? İnsanlara, yemeklere falan...
Alışmak mı? Hiç yadırgamadım. Süper yaşıyorum. Burada hayat var. Enerji var. Yemeklere gelince... Türk tatlıları beni mest ediyor.

En çok hangi tatlıyı seviyorsun?
Baklava maklava... Ama 'Künefe'ye bayılıyorum. Yedikçe, yiyesim geliyor. Doyamıyorum. Türk tatlıları, inanılmaz enerji deposu. Yiyorsun, sanki doping yapıyorsun. Daha yoğun idman yapıyorsun.

Sizin gelmenizle F.Bahçe'nin hedefleri daha da büyüdü?
F.Bahçe'yi Eurolig'in zirvesinde görmek istiyorum. Çok iyi bir takımımız var. Takım arkadaşlarım, Türk ve yabancı, hepsi birer yıldız. Bu yıl önce, final-four'a hedefliyoruz. Başarırsak, F.Bahçe'ye bir ilk yaşatacağız. Final-Four'a kalırsak da, şampiyonluğa odaklanacağız.

Siz her zaman şampiyonluklara alışkın bir sporcusunuz?
Evet şampiyonluklara alışkanlığım var. Artık heyecanlandırmıyor beni. Ancak F.Bahçe forması ile böyle bir başarıya ulaşmak, heyecanlandırabilir.

Galatasaray maçında çok iyi değildiniz. Oysa en önemli maç oydu?
Evet o maçta hep taraftarımızın itibarını düşündük. Elimizden geleni yaptık. Ancak oraya gelene kadar oynadığımız zor maçların da etkisi oldu. Ondan önceki maçı Rusya'da -10 derecede oynadık. Değişiklik etkiledi.

NBA'de 2 şampiyonluğun var?
Evet yazları WNBA'de de oynuyorum. En çok şampiyonluğu orada yaşamak istiyorum. Bu alanda bir rekor kırmak istiyorum. Henüz yaşım 28. Bu tempoya alıştım. Bana yorgunluk vermiyor.

Ödülleri ve onurları
2004-WNBA Yılın çaylağı
2005-WNBA All-Star
2006-WNBA All-Star
2006-WNBA Peak Performer
2007-WNBA All-Star
2008-WNBA En iyi oyuncu
2009-WNBA En iyi oyuncu
2009-WNBA All-Star
2009-WNBA MVP
2009-WNBA finalleri MVP
2010-All-WNBA
Euroleague şampiyonluğu 2007, 2008, 2009, 2010
Euroleague MVP 2009, 2010

AVNİ BAŞOĞLU - AKŞAM

23 Ekim 2010 Cumartesi

Birsel Vardarlı Röportajı.''WNBA'de başarılı olurum''


Milli Takım ve Fenerbahçe'nin yıldızı Vardarlı futbolcu olmaya çalışırken kendisini basketbol sahasında bulmuş.. Büyük hayali WNBA için planları var..
Kızım olmadı.. Ama olsa herhalde Birsel gibi olması isterdim.. Başarılı, dengeli, akıllı ve güzel..
 
Birsel’i hep bu gözle görmüşümdür.. Pozitif anlamda farklı..
 
Ancak bir şey garibime gitmiştir.. Çocuksu görüntüsüyle ters düşen savaşçılığı..
 
Fenerbahçe, son yıllarda WNBA’in yıldızlarını getirerek özellikle Avrupa’da üst düzey mücadeleye katıldı.. Birsel’in pozisyonu ise hep Birsel’e kaldı.. (Taurasi’nin alınmasının Birsel’in dakikalarını azaltacağını sanmıyoruz)
 
WNBA’in en önde gelenleriyle yan yana oynayan Birsel’in, O’nlardan geri kalan bir tarafını göremedik.. Birsel de onlardan biri gibi.. Acaba Dünya Kadın basketbolu’nın “1” numaralı platformu olan WNBA’de gözü yok muydu?
 
“Olmaz mı? Ne zamandır içim gidiyor ama bir türlü denk getiremedik. Ligimizin çok geç bitmesi yüzünden Amerika’daki –Training Camp’a- katılamadığım için bu hayalimi şimdiye kadar gerçekleştiremedim ama hiç de vazgeçmedim. Umarım gelecek sene takvim uyar ve kampa giderim”
 
WNBA zor zenaat.. 12 takımın 11’er oyuncusu var.. Yani dünyanın ilk 132 basketbolcusu arasına girmek elbette kolay değil.. Tabii ki biz O’na yakıştırıyoruz.. O da kendisine..
 
“Çok iyi kısaların olduğu WNBA’de yer bulacağıma inanıyorum. Hızlı oyunu sevdiğim için adaptasyonda sorun yaşamam. Ayrıca oyunu iyi okuduğumu ve takımı iyi yönlendirdiğimi sanıyorum. WNBA coachların istediği tür bir oyuncu olabilirim.”
 
FUTBOLUN DİREĞİNDEN DÖNDÜ
Her sporcunun bir başlangıç hikayesi vardır ve tesadüflere dayalıdır. Birsel’in de bir hikayesi var..
 
“10 yaşındaydım. Futbolu çok seviyordum. Sokakta erkekler futbol oynarken, beni takımlarına almak isterlerdi. Annemi ikna edip beni İzmirspor Futbol takımı seçmelerine gittik. Meğer İzmirspor bayan futbol şubesini kapatmış.  Aksi halde şimdi futbol oynuyor olabilirdim. Bunun üzerine annem –Bari basketbolcu ol- dedi ve beni İzmirspor’un basketbol okuluna götürdü. İyi ki de öyle olmuş. İzmirspor’da başlayıp süpermarketler zinciri olan Pehlivanoğluspor’un alt yapısına geçtim. Bir Türkiye Şampiyonası sonrası ise kendimi Migros’ta buldum”
 
FENERBAHÇE’YE 22 SAYI ATINCA..
Birsel’in Migros’ta unutulmaz maçları vardı.. Play-Off serisinde Çankaya Üniversitesi’ne, Türkiye Kupası’nda Erdemir Ereğli’ye 35 sayı attığı maçlar gibi.. 2006 Türkiye Kupası finalindeki müthiş performansı ise O’nun kaderini değiştirir. Ligde zor günler geçiren Migros sürpriz yaparak finalde Fenerbahçe’nin karşısına çıkar. Birsel’in 22 sayısı daha büyük bir sürprize yetmese de maçı 70-68 kazanabilen dev kadrolu Fenerbahçe artık Birsel’i rakip olarak görmek istemez. Migros’la sözleşmesi devam eden genç ama çok başarılı oyuncunun bonservisini, Migros şirketinde hatırı sayılır üst düzey yönetimdeki Fenerbahçe sempatizanlarını araya sokarak alır. Birsel artık Fenerbahçelidir.
 
“Türkiye’nin en büyük kulübünde, en iyi organizasyon içinde bulunmak benim için gurur verici. Fenerbahçe ile çok değişik mutluluklar yaşadım ama büyük hayalim Avrupa Şampiyonluğu. Bu sezon çok daha güçlü bir kadromuz olacak. Tabii ki çok da güçlü rakipler var ama biz de favorilerden biriyiz.”
 
Halen Milli takım kampında bulunan Birsel’in bir diğer dileği de Ay-Yıldızlı forma ile Avrupa Şampiyonası’nda üst sıralara oynamak ve bir gün Dünya Şampiyonası’na gitmek..
 
 
SAKİN BİR İNSANIM
Biz Birsel’i tanıyoruz ama o kendisini nasıl tanımlıyor: “Uyumlu, sakin, dürüst ve güvenilir olduğumu düşünüyorum. (Keşke bunları ben söylemeseydim-diye parantez açıyor) Kolay kolay kızmam, sadece bilerek sert faul yapanlara sinirlenirim”
 Genç oyunculara önerisi tabii ki çok çalışmaları ve kendilerine iyi bakmaları.. Birsel 8 saatlik uykusunu ihmal etmezmiş.
 
 
MUTFAĞA GİRMİYOR
Ailesiyle birlikte oturan Birsel’i evlendiğinde ise eşini büyük bir handikap bekliyor.. “Mutfağa hiç girmem ve yemek yapmasını bilmem”.. Bunu da zamansızlıkla açıklıyor.. Umarız Birsel’in eşi, yemek yapmaktan zevk alan erkek türünden olur..
 
Birsel’e ve röportaj izni veren Fenerbahçe Kulübüne teşekkürlerimizle..
 
 Birsel Vardarlı kimdir?
1984 İzmir doğumlu. 1.75 m boyunda. Özel Orta Doğu Koleji ile Liselerarası Dünya Şampiyonluğu’na kazanırken, “En İyi Guard” ödülünü de aldı. 2002-2006 yıllarında Migros alt yapısında ve A Takımı’nda oynadı. 2006’dan beri Fenerbahçe forması giyiyor. Fenerbahçe ile 4 TBBL, 3 Türkiye Kupası, 1 Cumhurbaşkanlı Kupası Şampiyonluğu yaşadı. 1998’de Ay-Yıldızlı formayı ilk kez Yıldız Milli takım için giydi, değişik kategorilerde 156 kez mili oldu.
 
 
 
 
08 Ekim 2010 - (Röportaj: Ümran KAPANLI)  http://www.basketfaul.com