28 Şubat 2011 Pazartesi

TBBL 20.Hafta : Fenerbahçe - Burhaniye Belediye : 100-62 !!!


Fenerbahçe Evinde Farklı Kazandı.
28.02.2011
TBBL'de 20. haftanın kapanış maçında, Fenerbahçe, evinde konuk ettiği Burhaniye Belediye'yi 38 sayı farkla 100-62 mağlup etti.

Türkiye Bayanlar  Basketbol Ligi, 20. haftanın kapanış maçında Fenerbahçe, Burhaniye Belediye’yi evinde konuk etti. Sarı Lacivertli ekip karşılaşmadan 100-62'lik skorla galip ayrıldı.

Maça her iki takım da karşılıklı basketlerle başlarken ilk dakikalarda birbirlerine üstünlük kurmakta zorlandılar. Karşılaşmanın ilk 3 dakikası 7-7’lik eşitlikle geçilirken, bu dakikadan sonra oyundaki etkisini arttıran Fenerbahçe, Angel McCoughtry ile üst üste sayılar bularak 16-9’luk üstünlüğü ele geçirdi. Konuk ekip zaman zaman Tanya White ile rakip potada tehlike yaratmaya çalışsa da özellikle Angel McCoughtry ile çok etkili olan Fenerbahçe periyodun son 1:41 dakikasına 20-12 önde girdi. Son dakika içinde Tanya White ile skor üreten Burhaniye Belediye farkı azaltsa da ilk periyot 22-17 Fenerbahçe’nin üstünlüğünde sona erdi.

İkinci periyoda Nevriye Yılmaz’ın sayısı ile başlayan evsahibi ekip, Angel McCoughtry ve Esmeral Tunçluer ile skoru 28-17’ye taşıdı. Periyottaki ilk sayısını Latoya Thomas ile bulan konuk ekip, Nevin Nevlin’in üst üste gelen sayılarına engel olamadı. Şaziye İvegin’in üçlüğü ile devrenin son 4 dakikasına 37-21 önde giren Fenerbahçe, bu dakikadan sonra da etkili oyununu sürdürdü ve ilk devreyi de 45-27 önde kapattı.

Maçın ikinci devresine Nevriye Yılmaz’ın sayısı ile başlayan Fenerbahçe farkı 20 sayıya kadar çıkartırken, Burhaniye Belediye de rakibine Latoya Thomas ile cevap verdi. Latoya Thomas ve Tanya White ile farkı eritmeye çalışan Burhaniye Belediye, Ivana Matovic ve Angel McCoughtry’nin sayılarına engel olamayınca periyodun son 5 dakikasına da 56-37 Fenerbahçe üstünlüğünde girildi. Bu dakikadan sonra da skorer oyununu sürdüren Sarı Lacivertli ekip, rakibinin çabalarına rağmen karşılaşmanın final periyoduna da 71-44’lük skorla önde girdi.

Karşılaşmanın final periyoduna Seda Atlı’nin sayısı ile başlayan Burhaniye Belediye’ye, Fenerbahçe de Nevin Nevlin ile cevap vermekte gecikmedi. Skor farkının verdiği avantajla rakibi karşısında rahat bir oyun ortaya koyan ve oyunu tamamen kontrolünde tutan Fenerbahçe, Nevin Nevlin’in sayısı ile bitime 7 dakika kala 29 sayılık farka ulaştı (80-51). Bu dakikadan sonra da farkı açmaya devam eden Sarı Lacivertli ekip, sert savunması ile Burhaniye Belediye’ye kolay sayı şansı vermezken, Esmeral Tunçluer, Ivana Matovic ve Nevin Nevlin ile skor üretmeye devam etti ve karşılaşmadan 100-62’lik skorla galip ayrıldı.


SALON: Caferağa Spor Salonu

HAKEMLER:
Ersan Ergüler, Sinan İşgüder, Serkan Gürtuna

FENERBAHÇE (100):
Özge Kavurmacıoğlu (1 asist), Anete Jekabsone 7 (1 ribaund-4 asist), Birsel Vardarlı (4 ribaund-2 asist), Begüm Dalgalar, Esmeral Tunçluer 13 (2 ribaund-6 asist), Şaziye İvegin 3 (1 ribaund-3 asist), Nevriye Yılmaz 12 (8 ribaund-3 asist), Ivana Matovic 15 (8 ribaund-2 asist), Olcay Çakır 2 (1 ribaund), Nevin Nevlin 22 (4 ribaund-1 asist), Angel McCoughtry 26 (10 ribaund).

BURHANİYE BELEDİYE (62): Aysu Keskin 5 (2 asist), Seda Atlı 6 (1 asist), Hande Kayalar 4 (1 ribaund-1 asist), Mina Maksimovic (5 ribaund), Allyson Hardy (4 ribaund-1 asist), Tanya White 26 (4 ribaund-2 asist), Duygu Fırat 9 (1 ribaund), Latoya Thomas 12 (4 ribaund-1 asist), Betül Pehlivan (1 ribaund-1 asist).

1. PERİYOT: 22-17
2. PERİYOT: 23-10
3. PERİYOT: 26-17
4. PERİYOT: 29-18

3.png
4.png

* Teknik yorumu yapılabilecek bir maç değildi.
* Angel Hanım 26s.10r.yapmış neye yarar artık.Spartak maçlarında neredeydin demek lazım değil mi ?
* Newlin 22s.4r.Ona da Spartak maçında neredeydin diyeceğim ama ne yazık ki benche mahkum edilmişti.
Ratgeber'e sormak lazım Newlin'i kullanmadığın için pişmanmısın diye ?
* 35 sayı fark olmuş hala gençleri ve yedekleri oynatmıyor Ratgeber.Ne diyelim ki daha.
Olcay 03.29 dk.Özge 01.47 dk.Begüm 01.24 dakika.

26 Şubat 2011 Cumartesi

Fenerbahçe - Sparta&k Moskova 78-86 (Salondan İzlenimler)


Aylarca yırtınarak haklı bir şekilde ele geçirdiğimiz iç saha avantajını Caferağa'da spartak moskova'ya teslim ediverdiğimiz akşamda, ilk devre ile ikinci devre sanki iki ayrı maç yapmışız gibi bir performans sergilememiz herkesin moralini bozuverdi.

(Yazıyı yazmaya başlamıştım ama üstüste gelen maç yoğunluğunda bitirmeye fırsat olmadı, şimdi elensekte bari bir yere kadar yazmışken tamamlayıp arşive ekleyeyim dedim)

Kaç senedir önümüze taş koyan spartak ile bu sefer daha iddialı bir vaziyette karşılaşıverdik. Her ne kadar hacettepe doping merkezinin yarattığı skandal yüzünden en önemli yıldızlarımızı kaybederek güç kaybına uğradıysakta, en azından takımın dirayetli mücadelesine ve evsahibi avantajımıza güveniyorduk.

Soğuk,yağışlı bir akşamüstünde, caferağa'da kapılar saat altı gibi açılmış olsa gerek, ben altı buçuğa doğru gittiğimde kuyruktakiler hızlı bir şekilde eriyordu. Geçen derbi maçına kıyasla ortada ne bir polis ne bir önlem vardı, herkes normalde olduğu gibi istediği sayıda bilet alıp giriyordu, üçüncü maça kalabilir diye bir tane fazladan bilet alıverdim.

Kuyruktayken gelen servis aracından bizim takımın oyuncuları iniverdi, alkışlar eşliğinde taraftarın kullandığı kapıdan içeri girdiler. Ben içeri girdiğimde ise ruslar geliverdi, yanımdan geçip giden upuzun kızlara bakakaldık.

Biraz rahatsız olduğumdan salonun sol tarafında hoplayıp zıplamaya niyetim yoktu, bu defa sağ duvardibindeki tanıdık ağabeyler arasında izleyeyim dedim. Aslında yıllardır belki de sanırım 2002de italyan takımı barilla famillia gibi bir ismi olan bir takıma karşı oynadığımız maçtan beri sağ duvar tarafında maç izlemişliğim olmamıştı, hep ayak alışkanlığıyla sola yöneliyordum.

Etrafta koridorda falan tanıdıklarla zaman geçirirken, spartak oyuncuları üzerlerinde futbol forması gibi duran tshirtleriyle ısınıyorlardı.

Koridorda gördüğüm Nedim Karakaş'a perşembe olympiakos maçında girişlerde bütün kapıların açılması gerektiğini yoksa kuyrukların maç saati çok sıkışacağını söyledim, hem de efes-banvit gibi deplasman taraftarlarına ayrılan koltuksuz taraftar tribünün arkasındaki yer nedeniyle bizim taraftarın düzeninin bozulduğunu anlattım, ama bunun emniyetin kararı olduğunu söyledi.

Sağ tarafta sahaya inilen basamakların oraya yakın olduğumuz gelen geçen çok oluyordu, Didem Akın'da selamsız bakışların arasında sahaya inip, rakip koç ve bazı oyuncularla öpüşerek selamlaştı, pokey chatman ile ayaküstü sohbete koyuldu.

Maça yakın vakitte çantasıyla gelen ağabeyin bir bayrak arkasına gizleyerek kurduğu akülü havalı korna sistemini test etmeye başladılar. İlk çıkan sesle beraber sahada ısınma hareketleri yapan rakip oyuncular rahatsız olup cins bakışlar atmaya başladı.

Salon müdavimi ağabeylere hatırlatınca, dört sene Ros Casares serisi zamanı sol tarafta tribün yaptıklarını ama o zamanlar gençtik, şimdi emekli olduk diye işi dalgaya vurdular, içlerinden bir tanesi de artık fotoğraf hobisine yoğunlaşmıştı, maç boyu etraftan kareler alıyordu.

Yan tarafımızda protokol ile arada kalan masalı kısma birilerini özel itinayla yerleştirmeye başladılar, çoğunluğu kız olan grubun rus takımının taraftarı olduğu anlaşıldı.

Sahadaki spartak teknik ekibindeki göbekli dayı çok dikkatimizi çekti ki, sonra baktım ki bayağı yunanistanda basketbol yöneticiliği kariyerli yunan/amerikan vatandaşı bir sportif direktörmüş, yanlarındaki sarışın asistan koçta amerikalıymış, maç sırasında pokey ile beraber bizi bayağı sinir ettiler, ilk devre boyu onlarla uğraştık.

Bir yandan onlara lafla sataşaraktan zaman geçerken, salon dolmaktaydı, böylesine önemli bir maç için daha hıncahınç bir ilgi olmasını beklerdim. Sol tarafa bakınca uzaktan anladığım kadarıyla çok kalabalık taraftar grubu ilgisi olmayınca üst taraflara doğru yığılma yoktu, çoğunluk önlere doğru birikmişti.

Maç başlamadan anonslar sonrasında herkes yılar Nevriye Yılmaz, Birsel Vardarlı ve Angel Mccoughtry tezahüratları oldu, birdenbire akıllarına gelmiş gibi birkaç oyuncuya tezahürat etmeleri ilginçti. Sahaya dizilen oyuncular alkışlandıktan sonra havaatışı ile rakibin hücumu gelince kornalar ötmeye başladı.

Tribünün sağ tarafı genel olarak yaş ortalaması yüksek izleyicilerle, ailelerle doluydu, üstlere doğru altyapı oyuncuları yerleşmişti. Bu tarafta kornalar öttürüldüğünden pek kimsenin efor sarfettiği olmuyordu, tezahüratlara katılım ise çok az, zaman zaman kısa bir coşku dalgasıyla oluyordu.

İlk yarı boyunca iki takımda garip top kayıpları yapsa da, skorda farkı açmaya başlamamızla keyiflenmiştik, rakip oyuncu ve teknik ekibe sataşmalar artıyordu. Pokey çeneni kapa, otur yerine, Didem Pokey'nin saçını çek vb..

Uzaktan tezahüratları dinlerken biraz hızlı söyledikleri daha net anlaşılıyordu, ama daha tezahürat değişiminde 10-15 kişinin girdiği ses daha oradaki kalabalığa yayılmadan bile sağ taraftan net duyuluyordu, bu salonun eski haline rağmen böyle bir akustiği var.

Devre bitiminde bütün oyuncular içeri gittikleri halde, Pokey ve asistanı, sportif direktörleri uzun bir süre saha içinde beklediler. İstatistik kağıdını almak için birisini görevlendirmek yerine hepsi bizzat kağıtları alıp ciddi bir ifadeyle inceleyerekten içeriye doğru yöneldiler, bizde ayaklanıp onlara laf atıverdik.

Rakip takımın teknik ekibinin, molalarda önce yarım dakika boyunca kendi aralarında oyuna göre taktik tartışması yapıp, daha sonra oyuncularına yönelmeleri dikkat çekiciydi.

İkinci yarı sol taraftakilerin yırtınırcasına bağırışları,ıslıklamaları atkıları sallamaları ile gerçekten ciddi efor sarfettiklerini daha net gördüm, zira salonun geri kalan kısmı gittikçe azalan farkla iyice siniverip gelişmeleri izliyordu.

Aynı şekilde sağ duvardibinde de birkaç kere anlık tezahürata katılım haricinde etki yoktu, oyunla ilgili yorumlar dönerken, koçun mola almamasından dolayı oluşan sıkıntıya tepkiler oluyordu.

Mola sonrası bizler inandık sizde inanın çağırısına karşın oyunun gidişatı değişmedi, hücumda kilitlenen oyuncular gibi bizde eriyen farkın ardından öne geçişlerini de görüverdik, az sayıdaki rus taraftar sevinerek atkılarını sallamaya başladı.

Maçın sonlarına doğru bozulan moral ve yorgunlukla oluşan ortamda tezahüratlar gittikçe cılızlaştı, birkaç hücumun sessiz geçildiği oldu.

Oyuncular bizim olduğumuz sağ tarafa hücum ettiğinden yüzlerini daha net görüyordum, hepsi gerilmişti, topu birbirlerine atıyor, Nevriye gibi bir oyuncu bile eline bomba gelmiş gibi şaşırıp bir başkasına aktarıyordu, eller titremekteyken bir türlü sorumluluk alabilecek bir sıcak el bulamadık.

Bu kritik anlarda Diana ve Penny'i ne kadar aradığımızı söylemeye gerek yok, hatta Penny'i daha çok aradık zira savunmada potadan seken toplarla verdiğimiz ikinci şanslarla gardımız düşüyordu, onun ribaund sezgilerine de ihtiyacımız büyüktü.

İkinci devre fark erimekteyken Pokey kenarda coştukça coştu, hoplaya zıplaya defence, hands up, box out diye bağıra bağıra takımıyla beraber kuduruyordu, sık sık saha içine girmesi kenardakilerin bağırışları falan tepki çekiyordu.

Çalınan kornalar, ıslıklar vs. fayda etmiyordu, rakip oyuncular neredeyse hiç faul kaçırmadılar, geriden gelip bizi vurup gittiler.

Onların sevincine eşlik eden bizim üzüntümüz ardından oyuncular sol tribüne çağırıldı, bu taraftar sizinle gurur duyuyor diye teselli edildiler.

Ardından protokole yönelerek başlayan protesto sesleri yükseldi, Taurasi Oley oley oley tezahüratları ardından federasyon istifa, atasü istifa haykırışları geldi. Biz de sağ taraftan akşam gazetesinden Penny Taylor kocasına kaçtı haberini yazan gazeteciye yönelerek kocana kaç Avni diye bağırıverdik.

Ben sol tarafa geçerek maç biteli 10 dakika olduğu halde salondan ayrılmayan kalabalık bir kitleyle beraber protestoya devam ettim. Protokoldeki başkan ve yöneticiler sıkıntılı ifadelerle yerlerinde oturup taraftarın protestosunu takip ediyordu, yeter artık başkan birşeyler yapın diye yandan bağıranlar oluyordu. Onlar ayaklanıp çıkıverdikten sonra biraz daha Taurasi oley... diye tezahürat dönüp çıkışa yöneliverdik.

Evsahibi avantajımızı bu defa da kullanamamış olmanın verdiği üzüntü ile dışarı çıktığımızda spartaklı oyuncu ve teknik ekip gruplar halinde servis araçlarına gitmekteydi, sportif direktörleri ile yanındaki oyunculara see you next week deyince, dayı "yaa sure" diye ironik cevap verdi, ben de zaten pek inanarak söylemediğimin farkına vardım.

25 Şubat 2011 Cuma

Avrupa Şampiyonluğu Hayallerimizin Sonu : Spartak - Fenerbahçe : 74-56

Fenerbahçe, FIBA Bayanlar Euroleague’e Veda Etti.
25.02.2011

Fenerbahçe, FIBA Bayanlar Euroleague Çeyrek Final ikinci maçında Rusya deplasmanında karşılaştığı son şampiyon Spartak Moskova Region’a 74-56 mağlup oldu. Evindeki ilk maçı da 78-86 kaybeden temsilcimiz, seride 2-0 geriye düştü ve Avrupa arenasına veda etti.

Spartak Moskova Region karşılaşmaya Jelena Milovanovic (2) ve Taj Mc Williams’ın (4) sayılarıyla yakaladığı 6-0’lık seriyle başladı. Rakibine Nevriye Yılmaz’ın turnikesiyle yanıt veren Fenerbahçe, Mc Williams’ın serbest atışlarının ardından Anete Jekabsone ile skoru 8-4’e getirdi. Ev sahibi Epifaniya Prints ile etkili olurken Sarı-Lacivertliler, Esmeral Tunçluer’in üçlükleriyle farkın açılmasını önledi ve son 2 dakikaya 4 sayı geride girdi. Karşılıklı basketlerle süren ilk periyodun sonunda Rus ekibi 20-16 öndeydi.

İkinci çeyreğin başında iki üçlük isabeti bulan Sparta&K Moskova Region farkı 9’a çıkardı. Ev sahibi, Ivana Matovic’in turnikesinden sonra Jelena Milovanovic - Sue Bird ikilisiyle 4 sayı daha kaydedip durumu 31-19 yapınca Fenerbahçe mola aldı. Mola dönüşü yine Matovic’in basketleriyle toparlanan Sarı-Lacivertliler son 24 saniyeye girilirken farkı 5’e indirdi. Fakat Rus ekibi, Epifaniya Prints’in son saniyede bulduğu isabetle devreyi 34-27 avantajlı kapattı.

Üçüncü periyot Prints’in üçlüğüyle açılırken, Nevriye Yılmaz’ın basketine karşılık veren isim yine Prints’ti. Taj Mc Williams ve Sue Bird ile sayı üretmeye devam eden Sparta&K Moskova Region skoru 44-29’a getirdi. Fenerbahçe; Angel McCoughtry ve Anete Jekabsone’un isabetleriyle farkı 11’e indirdikten sonra rakibinin 12-2’lik serisine engel olamadı. Temsilcimiz, Tammy Sutton-Brown’ın basketiyle final periyoduna 56-37 geride girdi.

Dördüncü çeyreğin ilk sayılarını Angel McCoughtry kaydetti ve Birsel Vardarlı farkı 15’e düşürdü. Rus ekibinin cevabı ise Epifaniya Prints’ten geldi ve 5 dakikalık bölüm 64-45’lik skorla geçildi. Ev sahibinin yaklaşık 2 dakika süren suskunluğunu Irina Osipova ile bozmasının ardından Fenerbahçe, Ivana Matovic’in çabasıyla 6-0’lık seriye imza attı ve farkı 17’ye indirdi. Fakat kalan süre temsilcimizin arayı kapatması için yeterli olmadı ve Sarı-Lacivertliler son şampiyona deplasmanda 74-56 mağlup oldu.


SALON: Vidnoje Spor Merkezi

HAKEMLER: Ivo Dolinek (Çek Cumhuriyeti), Alexandru Olaru (Romanya), Gentian Cici (Arnavutluk)

SPARTAK MOSKOVA REGION (74): Epifaniya Prints 22 (1 ribaund- 4 asist), Sonja Petrovic 3 (1 asist), Natalia Vieru 4 (3 ribaund), Ilona Korstin 8 (4 ribaund), Jelena Milovanovic 10 (3 ribaund), Sue Bird 13 (3 asist), Ekaterina Ruzanova, Irina Osipova 4 (6 ribaund), Nadezda Grishaeva, Taj Mc Williams 8 (10 ribaund- 3 asist), Irina Sokolovskaya, Noel Kuin 2 (4 ribaund- 1 asist)

FENERBAHÇE (56): Anete Jekabsone 8 (2 ribaund- 1 asist), Hana Horakova 1 (2 ribaund), Birsel Vardarlı 2 (6 ribaund- 2 asist), Esmeral Tunçluer 11 (3 ribaund- 2 asist), Şaziye İvegin 2, Nevriye Yılmaz 11 (2 ribaund- 1 asist), Ivana Matovic 11 (2 ribaund- 1 asist), Tammy Sutton-Brown 2, Nevin Nevlin, Angel McCoughtry 8 (4 ribaund- 3 asist)

1.PERİYOT: 20-16
2.PERİYOT: 14-11
3.PERİYOT: 22-10
4.PERİYOT: 18-19

 * İşin İstanbul'da bittiğini yazmıştık zaten.Mucize bile olmazdı orada.Adamlar bizden ilk maçta yayını aldıkları halde bu maçın yayınını vermediler anlayın artık.Zaten ne gücümüz ne maçı alacak mantalitemiz vardı.
Artı Aziz Bey zaten çoktan bu kupayı ve hatta ligi de kaybettik demedi mi ? Bu oyunculara güvenmediğini söyledikten sonra olacağı bu değil mi ?  ''Hayallerimizin sonu'' resmileşmiş oldu.
* Namağlup buraya kadar geldikten sonra avucumuzun içinden kaçıp giden Final Four hayallerimizi yıkanların hepsini Allaha havale ediyorum.Başta Hacettepe Doping Kontrol Merkezi ve WADA Türkiye temsilcisi Prof.Dr.Rüştü GünerProf.Dr.Rüştü Güner,TBF ve Başkanı Turgay Demirel, TBF Disiplin Kurulu ve Başkanı Turgay Atasü ,Aziz Yıldırım ve Yönetimi,aleni fütursuzca komplo yapıldığı halde ''Bu komplo değil'' diyen Basketbol Şube Sorumlusu yönetici Semih Özsoy,yıldız oyuncularını koruyamayan ve acele ve yanlış transferler yapan - Angel ve Tammy - takım menajeri Didem Akın,takımı 7 kişilik rotasyona mahkum eden ve 16 sayılık farkın 4 sayıya inmesini bekleyecek kadar mola almayan ve kötü coaching'lik yapan koç Ratgeber ve çok kötü ,hayal kırıklığı performansı gösteren sabahlara kadar uykusuzca Twitter'da gezen Angel ,nasıl MVP seçildiğini bir türlü anlayamadığımız Horokova'ya en derin (!) sevgilerimle.
* Millet Aziz Bey'den hesap sormasını bekliyor.Hangi Aziz Yıldırım'dan ?
Lütfü Arıboğan'a karşı açıkca Turgay Demirel'i destekleyip seçim kazandıran Aziz Yıldırım.
Son olarakta Beko Basketbol Liginin Yayın haklarını Turgay Demirel ile birlikte Lig Kurulu Başkanı olarak ihalesiz,pazarlıksız ,rakam bile belli olmadan şifreci kuruluşa peşkeş çeken Aziz Yıldırım.

Turgay Demirel ve Aziz Yıldırım Beko Basketbol Ligini Şifrecilere 5 yıllığına Peşkeş Çektiler.




Lig Kurulu, Türkiye Basketbol Federasyonu’nun kulüplerle ilgili her türlü konuyu yine kulüplerin görüşünü alarak beraberce karara bağlama ilkesi doğrultusunda (İlkenizi yiyeyim sizin) Beko Basketbol Ligi yayın hakları sözleşmesi ile ilgili tek gündem maddesiyle toplandı. TBF Başkanı Turgay Demirel, kulüplerin federasyona verdiği yetki doğrultusunda yürütülen görüşmeler neticesinde gelinen noktaları ve varılan anlaşmayı kulüp temsilcilerine sundu.

Buna göre Digiturk platformunda yayın yapan Spormax kanalının, Beko Basketbol Ligi’nin 4 yıllık yayın hakkı beledili için
ödenecek tutar kulüpler tarafından olumlu karşılanarak 
(ne kadarmış bu tutar niye açıklamıyorsunuz ? )anlaşmanın kabulü kararlaştırıldı. Spormax ile yapılacak sözleşmenin son 1 yılı opsiyonlu olmak üzere toplam 5 yılı kapsaması üzerinde de mutabakata varıldı.

Toplantıda kulüplerin görüşleri dikkate alınarak yayın hakkı anlaşmasının detayları ile ilgili çalışmaların tamamlanmasıyla sözleşmenin imza altına alınması
(Oldu bittiye getiriyorlar.Ortada ne detaylı bir çalışma var ne bir şey ) ve canlı yayınlarının ilk hafta müsabakalarıyla birlikte başlaması konusunda uzlaşıldı.

NOT : Hala daha Yayın İhalesinin rakamı açıklanmadı.
Bu Aziz Yıldırım mı kankası Turgay Demirel'den hesap soracak ?

* Son olarak ; daha önce dediğim gibi Fenerbahçe'de Bayan Basketbol Takımı olayı bitmiştir bence.
Şöyle bir sezonda bile - ne olursa olsun.2 dünya yıldızı oyuncunu kaybetsen de.Koskoca takım 2 oyuncuya endeksliyse zaten yanmıştık -  F4 yapamayan bir kulüp bir daha asla yapamaz.
Senelerdir Çeyrek finalden öteye gidemeyen bir şube var ortada.
Ancak çok zor olarak gördüğüm Taurasi ve Penny ikna edilip geri getirilir,Fowles falan alınırsa seneye belki.
 Bu yapılmayacaksa boşuna para ve mesai harcanmasına da gerek yok.

23 Şubat 2011 Çarşamba

Kraliçeler'den ''Şok Harakiri '' 78-86 !!!


Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımımız, Euroleague Çeyrek Final ilk maçında Spartak Moskova’ya 78-86 mağlup oldu. İki galibiyete ulaşan takımın yarı final vizesi alacağı seride ikinci maç 25 Şubat Cuma günü Vidnoje Spor Merkezi’nde oynanacak.

Takımımız karşılaşmaya Taj Mc Williams - Irina Osipova ikilisinin basketleriyle başlayan rakibine Nevriye Yılmaz (2), Ivana Matovic (4) ve Angel McCoughtry’nin (2) sayılarıyla yakaladığı 8-0’lık seriyle yanıt vererek 9-4 öne geçti. Sparta&K Moskova Region, Mc Williams’ın basket  faulüyle farkı 2’ye indirdikten sonra Fenerbahçemiz, McCoughtry’nin skorer oyunuyla 8-0’lık bir seriye daha imza atarak durumu 17-7 yaptı. Savunmadaki başarısını hücuma da yansıtanTakımımız, Jelena Milovanovic’in üçlüğünün ardından Nevriye’nin isabetleriyle üçüncü kez 8-0’lık seri bulduğu ilk periyodu 25-12 üstün tamamladı.

Jelena Milovanovic, Anete Jekabsone, Irina Osipova ve Esmeral Tunçluer’in karşılıklı basketleriyle açılan ikinci çeyreğin ilk 2 dakikasını 30-16’lık skorla geride kaldı. Takımımız, Birsel Vardarlı’nın üçlüğüyle farkı 15’e yükseltirken, Sue Bird’in serbest atış çizgisinden kaydettiği sayılara da Ivana Matovic’ten cevap geldi. Etkili performansını sürdüren Matovic son 3 dakikaya girilirken durumu 39-25 yaptı. Bu bölümde savunmasını sertleştiren Fenerbahçe, ilk yarıda 18 sayı- 4 ribaund- 2 asist- 1 blok üreten kaptanı Nevriye Yılmaz’ın oyuna tekrar ağırlığını koymasıyla devreyi 47-31 önde kapattı.

Üçüncü periyotta Takımımız Esmeral Tunçluer ve Nevriye Yılmaz ile sayılar üretti. Anete Jekabsone’ın üçlüğüyle skoru 55-45’e getiren Takımımız  Angel McCoughtry’nin sayılarıyla durumu 62-53 yaptı. Konuk ekip son 1 dakika 40 saniyeye 6 sayı sığdırsa da Fenerbahçemiz final çeyreğine 64-59 avantajlı girdi.

Sparta&K Moskova, son periyodun ilk 2 dakikasında Sonja Petrovic’in sayılarıyla öne geçmeyi başardı. Nevriye Yılmaz ve Epifaniya Prints’in karşılıklı isabetlerinin ardından Taj Mc Williams’ın basket faulü durumu 66-70 yaptı. Ivana Matovic ise farkı 2’ye düşürdü ve ilk 6 dakika böyle geçildi. Matovic’in isabetleriyle son 2 dakikaya 72-75’lik skorla girildi. Hana Horakova’nın turnikesiyle Takımımız maça asılsa da, Rus ekibine 78-86 mağlup oldu

SALON: Caferağa
HAKEMLER: Roman Kolar (Slovenya, Viktor Bozhenar (Ukrayna), Piotr Pastusiak (Polonya)

FENERBAHÇE (78): Anete Jekabsone 8 (3 ribaund), Hana Horakova 3 (2 ribaund- 3 asist), Birsel Vardarlı 5 (5 ribaund- 1 asist), Esmeral Tunçluer 7 (2 ribaund- 3 asist), Nevriye Yılmaz 24 (9 ribaund- 4 asist), Ivana Matovic 20 (4 ribaund- 3 asist), Tammy Sutton-Brown 2 (2 ribaund), Angel McCoughtry 9 (6 ribaund- 3 asist)

SPARTAK MOSKOVA(86): Epifaniya Prints 19 (2 ribaund- 4 asist), Sonja Petrovic 4 (1 ribaund), Natalia Vieru (1 asist), Ilona Korstin 4 (4 ribaund), Jelena Milovanovic 7 (1 ribaund), Sue Bird 12 (2 ribaund- 3 asist), Irina Osipova 16 (4 ribaund- 1 asist), Taj Mc Williams 16 (12 ribaund- 1 asist), Noel Kuin 8 (5 ribaund- 2 asist)

1.PERİYOT: 25-12
2.PERİYOT: 22-19
3.PERİYOT: 17-28
4.PERİYOT: 14-27


RATGEBER'İN İFLASI
  * Olacak şey değil ya hala inanamıyorum ve şoktan çıkamadım.Resmen ''harakiri yaptık''
 * Maç öncesi değerlendirme yapamadım yoğunluktan ve bilgisayarı elime alma fırsatı pek bulamadığımdan (bizimkilerdeki Farmville saplantısından delireceğim),yazsaydım kesinlikle ağır favori olduğumuzu ve serinin 2-0 biteceğini,en kötü 3.maça kalır ve 2-1 ile F4'e gideriz diyecektim.Gerçekten de Spartak eski gücünde olmayan bir takımdı.Son 4 sezonun Şampiyon takımından Taurasi,Fowles,Anete,Mc Carville gibi çok önemli oyuncularını kaybetmiş,bu sezon aldıkları önemli isim Lauren Jakckson da sakatlanıp,sezonu kapatmış.Kala kala ellerinde sadece Sue Bird kalmış tek büyük yıldız olarak.Genç Prints ve sıradan Amerikalı Quinn yeni aldıkları 41'lik T.Mc Williams ve vasat Ruslar Osipova ve Korstin gibi isimlerden oluşan vasat bir takımdı Spartak Moskova.Ki önceki turda Baretta Familia'yı güç bela 5-6 sayı farkları ile 2-1 ile geçebilmişti.
 Biz ise türlü badirelere rağmen 12/12 ile büyük bir başarı ile buraya gelmiştik.
* Maça çok iyi başladık,çok iyi bir ilk devre geçirdik.16 sayılık fark ve ezici bir oyun biraz gene de 2 takımın farkını göstermiyordu.Spartak ne kadar eski gücünde değil desekte ''Şampiyon takım karakteri / kültürü olan bir takımdı.Biz çok iyi,onlar çok kötüydüler ilk devre.O yüzden beklediğim 8-10 sayılık farktan daha büyük fark oldu.
* 3.çeyrek ile beraber rüyada görsek inanmayacağımız dakikalar seyrettik.Spartak illa ki biraz tepki koyacaktı,pes etmeyecekti.Nitekim sürekli değişken sert ,agresif savunma ile başladılar.P.Chatman rotasyonu iyi kullanarak oyuncularını sürekli diri tutarak bu direnişi sağladı.Tabii hakemlerin de uzunlarının tepede hareketli perdelerine hiç hücum faul çalmamaları,Angel'ın Osipova'ya temiz bloğunu faul çalmaları gibi ufak ufak devreye girmeleri de etkendi.
* Peki biz ne yaptık ? Maalesef sihirl bir el değmiş gibi tamamen savunmayı bıraktık.El bile kaldıramıyorduk.
Sert savunmalarına - alan savunmalarına hücum edemediğimiz gibi savunmada da eridiğimiz için fark giderek erimeye başladı.Bugün kadar başımıza geleceği bildiğimiz için dar rotasyonunu zaman zaman eleştirsekte,hep desteklediğimiz Ratgeber ''resmen akıl tutulması''na uğramıştı sanki ve bizim gibi farkın erimesini seyretti.
Mola almayı hiç düşünmedi.Nefret ettiğim ''takım kendisi reaksiyon versin ve düştüğü yerden kendisi kalksın'' klişesi yüzünden mola almamakta direndi ve momentumu tamamen Spartak'a verdik.Geriden gelen takım her zaman avantajlıdır..Momentum da ellerinde zaten ve 22-10'luk bir seri ile 16 sayılık fark 4 sayıya (57-53) inince lütfetti ve mola aldı.Çok geçti artık ve çare olmadığı gibi rotasyon yapmadığı için Nevriye ve Matoviç gibi yükü taşıyan oyuncularımız  iyice yoruldular.Angel çok kötüyken,değiştirmeyi düşünmedi.Anete'yi zamanında kullanmadı gibi yanlışlarda eklenince çığ gibi gelen Spartak tehditi aldı götürdü maçı.
* Ezcümle ;ne yazık ki Ratgeber bu maçta 2.kez iflas etmiştir.İlki gs mp maçındaydı.
Sezon başından beri sürekli yazdık,7 kişi ile bu iş gitmez diye.Güvenmediğin yedeklerle nasıl F4 ve Şampiyonluğa oynayacaktın hocam ? T.S.Brown transferini eleştirsekte - daha iyi yabancı almalıydık - uyum sorunu çekmeyeceği ve zaten Matoviç  ve Nevriye'yi dinlendirecek bir 10 dk.süre alsa yeter demiştik.
Ama Ratgeber Tammy'i de hiç kullanmıyor ki.Ondan sonra Nevriye 40 dakika,Matoviç 37 dakika oynuyorlar ve çokta iyi oynuyorlar ama sonlarda yoruldukları için hem savunmada el bile kaldıramıyorlar hem de hücumda da giderek yüzdeleri düşüyor.Böyleyken T.S.Brown dün 3 dakika,Newlin ise hiç süre almadı.
Ligteki dandik maçlarda bile rotasyon yapmaktan imtina eden bir hoca Ratgeber.Zorla bazen Newlin ve Şaziye'yi oynatıyordu.Dün mesela,eski Şaziye olmasa da alan savunmasına karşı dışarıdan şut sokamazken Şaziye neden denemezdi ? Anete var sadece elimizde saf dış şutör.Onu da eski oyuncuları olduğu için iyi tanıyorlardı ve iyi kilitlediler.- Şaziye de Spartak forması giymişti sanırım - Angel'in şutu yok.Esmeral ve Birsel de istikrarlı sokamıyorlar.Horokova zaten hiç potaya bakmıyor.Tabii ki dışarıdan tıkanırdık.
Nevriye ve Matoviç'i söyledik,pota altını iyi kapattılar ikinci yarı.Angel da gereksiz ,zorlama penetrelerle başarısız oldu.(11/4)
* Hücumda savunmalarına karşı çare üretemedik bari savunmada sayı yemeyelim dedik ama bunu da başaramadık.Alan savunması deneyeceğimize ,yorgun oyuncularımızla tam saha pres yaptık mesela.
* Velhasıl ikinci yarı olağanüstü kötü oynayarak ''kendi ayağımıza kurşun sıktık''
* Taurasi olayını bir tarafa bırakalım.Zira dünkü maçı kaybetmemizin bunla bir ilgisi yok.Taurasi ve Penny ile kadro ile tabii ki dünkü maçı ve kupayı da kazanabilirdik ama dünkü maçı kazanmamız için onlara gerek yoktu.İkinci yarıdaki teslimiyetimizin onlarla ne ilgisi var ? Tamamen Ratgeber'in iflası yüzünden.
Ros Caceres'e elendiğimiz son anlarda niye faul yaptırmadı diye ZK'ya demediğimizi bırakmamıştık.Bu kadro ve bu fark ile böyle bir sonuç için Ratgeber'e ne demeli ki ?
* Aziz Yıldırım'ın devamlı şu anki kadroya güvensizlik algısı yaratan açıklamaları da belki dünkü maçı kaybetmemizin sebebi değil ama çok yanlış.Seri henüz bitmedi - bence bitti - ama maçtan sonra Aziz Yıldırım bırakalım Avrupa'yı ligi de kaybettik dedi peşinen.Bu oyunculara güvenmiyorsan hiç çıkmayalım sahaya ?
* Dediğim gibi ne yazık ki % 99 Avrupa hayallerimiz hele böyle bir Avantaj varken gene Çeyrek finalde bitti.
Normal  şartlarda elbette şansımız var 2.maçta ama Ruslar böyle bir fırsatı teperler mi artık ? O kenardaki ayıboğan zibisi herif mesala hakemlerin aklını alır orada o maçı verdirmez.Yoksa bizim oyuncularımız Ratgeber'i bir kenara bırakıp kendileri işe el koysalar kazanırlar ama zor çokkkk zor.
Umarım bir mucize olur da 3.maça buraya taşırız.
* Bence artık Fenerbahçe Bayan Basketbolunda yolun sonuna gelmiştir.Olmuyor.Dünyanın En iyi basketbolcusunu getiriyorsun,açık bir komplo ile karşı karşıya kalıyorsun.(Gerçi Basketbol Şube Yöneticimiz Semih Özsoy ''Komplo olduğuna inanmıyoruz'' diyor) Basit bir ''insan hatası'' (!) öyle değil mi ?
 Her şeye rağmen 12/12 ile namağlup getirdiğin noktada gene Çeyrek finalden öteye gidemiyorsak ,artık bir daha hiç olmaz.O yüzden bence FB Bayan basketboluna seneye yatırımı kesmelidir.Hem biz hem de herkes - bilimum FB düşmanları da - rahatlar artık.
* NOT :
Erkek basketbol takımı da şu maçtan ders almalı ve yarınki kader maçı Olimpiakos karşısında aynı şoku bize yaşatmamalı.Özellikle de dün maçta da olan Koç Spahija şu  ''zamanında mola almama '' olayını kendisi de yaptığı için ders almalı.Aynı şekilde takımların zaafları belli olan Erkek ve Bayan Voleybol takımları da ders almalı.2 takımında manşet zaafı bir bela.Ama hiç bir iyileşme yok.Erkek Voleybol takımı Avrupa da bu yüzden hüsrana uğradı.Ligte de ufukta ışık görünmüyor.Bayan Voleybol takımı da manşet ve pasör konusundaki sorunu çözemezse kendi evimizdeki F4'te büyük bir şok yaşatabilir bize.
Ne yazık ki bu tip eşik maçlardaki bile bile hüsranlar FB SPOR KULÜBÜ'nün bir makus talihi,acı geleneği haline geliyor.Bunu kırmak şartttttttttttttttttt.

18 Şubat 2011 Cuma

Kraliçeler Mersin'den Galibiyetle Dönüyor.57-80 !!!!


Fenerbahçe, Mersin’de Rahat Kazandı.
18.02.2011

TBBL’nin 18. Haftasında Mersin’de oynanan maçta Fenerbahçe, Mersin Büyükşehir Belediyesi’ni 57-80 mağlup etti.

TBBL’nin 19. haftasında Fenerbahçe, Edip Burhan Spor Salonu’nda Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne konuk oldu. İlk çeyrekte 10 sayı geri düşmesine rağmen üçüncü çeyrekteki etkili oyunu ile üstünlüğü eline geçiren Sarı-Lacivertliler, karşılaşmadan 57-80’lik gibi rahat bir skorla galip ayrıldı.

Maça hızlı başlayan Mersin Büyükşehir Belediyesi, ilk 3 dakikalık bölümü Constance Jinks’in üç sayılık basketi, Chanel Mokango – Korel Engin ikilisinin de orta mesafeli atışlarıyla, 9-4 önde geçti. Moladan Nevriye Yılmaz’ın isabeti ile dönen Fenerbahçe, savunmada problemler yaşayınca ev sahibi ekip, Chanel Mokango’nun art arda gelen sayıları ile 6. dakikada farkı çift haneli sayılara çıkardı (17-6). Dış atışlarla farkı kapatmak isteyen Sarı-Lacivertliler, özellikle Angel McCoughtry’nin etkili oyunuyla farkı eritse de Mersin temsilcisi, ilk çeyreği 22-19’luk skorla üstün kapadı.

İkinci çeyreğe hücumda iyi başlayan Fenerbahçe, Anete Zogota ve Angel McCoughtry’nin boyalı alandan bulduğu basketlerle 12. dakikada 22-25’lik skorla karşılaşmada ilk defa öne geçti. Chanel Mokango’nun skorer oyununu sürdürmesi ile rakibine cevap veren ev sahibi ekip, Angel McCoughtry’nin içeriden kaydettiği sayılara engel olmakta zorlandı. Skor üstünlüğünün sürekli el değiştirdiği bu bölümde konuk takım, serbest atış çizgisinden Mersin Büyükşehir Belediyesi de orta mesafeli atışlarla skor üretti ve 16. dakikada durum 27-31’e geldi. Devrenin son bölümünde Ivana Matovic ve Esmeral Tunçluer ile skor üstünlüğünü sürdüren Fenerbahçe, soyunma odasına 35-40’lık skorla önde gitti.

Üçüncü çeyreğe Angel McCoughtry ve Esmeral Tunçluer ile içeriden, Birsel Vardarlı’nın da üç sayı çizgisinin gerisinden kaydettiği isabetlerle başlayan Fenerbahçe, 9-0’lık seri ile 23. dakikada farkı 10 sayının üzerine çıkardı (35-49). Chanel Mokango’nun başarılı atışı ile bu çeyrekteki ilk sayılarını bulup hücumdaki sessizliğini bozan Mersin temsilcisi, rakibinin boyalı alandaki etkili oyununa engel olmakta zorlandı. Nevriye Yılmaz ve Anete Zogota’nın da skora katkısıyla farkı iyice açan Sarı-Lacivertliler, 28. dakikada skoru 41-63’e getirdi. Farkı 20 sayının üzerine çıkaran konuk takım, final periyoduna da 43-65’lik avantajla girdi.

Mersin temsilcisinden Deniz Çolakoğlu ve Tuğçe İnöntepe, konuk ekipten ise Nevriye Yılmaz ve Nevin Kristen Nevlin’in karşılıklı sayılarıyla başlayan son çeyrekte Sarı-Lacivertli ekip aradaki farkı korudu (47-69). Hem savunmada hem de hücumdaki etkili oyununu sürdüren konuk takım, karşılaşmanın bitimine 4 dakika kala skoru 51-77’ye getirdi. Kalan dakikalarda da rakibin farkı kapamasına izin vermeyen Fenerbahçe, karşılaşmadan 57-80’lik skorla galip ayrılan taraf oldu.

SALON: Edip Buran

HAKEMLER: Ahmet Ersan Ergüler – Aydın Karaçam – Ali Rıza Bozokluoğlu

MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ (57):
Tuğçe İnöntepe 8 (4 ribaund- 4 asist), Chanel Mokango 16 (6 ribaund), Korel Engin 6 (8 ribaund- 1 asist), Deniz Çolakoğlu 4 (1 ribaund- 2 asist), Constance Jinks 17 (3 ribaund- 3 asist), Melike Tuğba Talaslıoğlu 2 (5 ribaund- asist), Tuğçe Murat 4

FENERBAHÇE (80): Anete Zogota 13 (3 ribaund), Hana Horakova 3 (3 ribaund – 3 asist), Birsel Vardarlı 3 (1 ribaund– 11 asist), Esmeral Tunçluer 13, Şaziye İvegin 3, Nevriye Yılmaz 11 (3 ribaund– 3 asist), Ivana Matovic 19 (7 ribaund – 3 asist), Olcay Çakır (2 ribaund), Nevin Kristen Nevlin 2 (7 ribaund – 2 asist), Angel Mc Coughtry 13 ( 5 ribaund – 2 asist)

1. PERİYOT: 22-19
2. PERİYOT: 13-21
3. PERİYOT: 9-25
4. PERİYOT: 14-15


 * Tebrikler Kraliçeler.
* FB TV son anda maçı yayınlamayınca maçı izleyemedik.
* Maça kötü başlamışız.6.dakikada 17-6 geriye düşmüşüz ama 2.çeyrekten itibaren toparlanarak özellikle 3.çeyrekteki 25-8'lik ezici bir seri ile işi bitirmişiz.
* Matoviç maçın yıldızı olmuş.32.06 dk.da 19s.7r.3a.
* Matoviç'ten sonra Angel,Anete ve Esmeral 13'er sayı,Nevriye 11 sayı ile geliyor.
* Diğer dikkat çekici rakamlar ise Birsel'in 11 asisti,Newlin'in 7 ribauntu,toplam 24 asistimiz,Horokova'nın 4 top kaybı,Esmeral'in 3 top çalması.
* Mersin'de  2 yabancısı Erlana Larkins ve Scholanda Robinson oynamamış ama ZK bir şey yapamıyor.
* Artık gözlerimizi Spartak maçına çevirebiliriz.Başarılar Kraliçeler.

Klasik (!) Basın Toplantısı Pardon Basın Açıklaması !!!


İşte basın toplantısından satır başları...

* Yaşanan süreçte Diana´nın bize sunduğu ifadelerin doğru olduğuna tüm kalbimizle inanıyorduk.

* Talihsizlik bazı insanların o yetkili mercilerde oturmaları.

* Sporcumuza güvenimiz tam olduğu için Federasyona tek verdiğimiz savunmada Dee´nin doping yapmadığını söyledik ve arkasında durarak güçlü bir duruş sergiledik.

* Diana bu durumdan kulübümüzün maddi ve manevi zarar görmesini istemediğini her fırsatta söyledi.

* Sporcunun sözleşmesini karşılıklı anlaşma ile sona erdirdik. Böyle bir düşüncemiz yoktu.

* Diana´ya kulübüne bu ana kadar gösterdiği bağlılık ve sadakatten dolayı teşekkür ediyoruz.

* Penny Taylor ile sözleşmemiz halen daha devam ediyor.

* Bu skandal dünya spor tarihinin en büyük skandallarından biridir.

* Sporcumuzun doping yapmadığı‚ özel uzmanın yaptığı incelemede ortaya çıktı.

* Turgay Atasü ve ekibinin kulübümüze yaptığı saygısızlık ölçülemez. Kulübümüz lekelenmiştir. Atasü ve ekibi bu büyük skandalın diğer sorumlularıdır.

* Türkiye Basketbol Federasyonu bu konuda başka sorumlu bir kurumdur. Türkiye Doping Merkezi ile çalışan da bu federasyondur. Federasyonun bu merkezle çalışma zorunluluğu yoktur.

* Basının geneli bu konuya ılımlı yaklaşmış ve fırsatçı bir duruş sergilememiştir. Fakat bazıları basın yoluyla saldıranlar da bu skandalın sorumlularındandır. Bu şahısların bundan sonra nasıl bir tutum içinde olacağını merak ediyoruz.

* Turgay Atasü ve ekibinin sporcumuza peşinen suçlu damgası vurdukları için istifaya davet ediyoruz.

* Prof.DR Rüştü Güner´i de istifaya davet ediyoruz. Öte yandan basında bugüne kadar özür dileme erdemi göstermeyenlerle mahkemede hesaplaşacağımızı bildiriyoruz.

* Suç daha tespit edilmeden cezayı açıklayanlar‚ bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar bunların telafisini ve tedavisini eminim biliyorlardır.

* İlk günden beri oyuncumuza inanıyorduk. Başkanımızdan‚ kaptanımıza herkes aynı şekilde düşünüyor inanıyordu. Zor günleri bu şeklide aştık.

* Numuneleri Köln´e göndermek isterken bizi vatan haini ilan edenler şimdi ne diyecek?

* Bu sadece Fenerbahçe´nin meselesi değil‚ ulusal bir meseledir.

* Galatasaray maçından önce WADA´dan iki yetkili salona gelip oyuncularımıza doping testi yapmak istediler. Daha da ötesi salonda bulamadılar evine gittiler. Rencide edici bir durum.

* Türkiye bir Euroelage şampiyonu çıkartmaya hazırlanırken bu risk altına girdi. İlgili kuruluşlardan mutlaka hesap sorulacaktır. Bunun peşinde olacağız.

* Her iki sporcumuzun da Fenerbahçe ile bir sıkıntısı yok. Ortada artık Türkiye karşı bir güvensizlik var. Bu güvenceyi sadece Fenerbahçe sağlayamaz. Burada artık herkes elini taşın altına koymalıdır.

Sporx.com


*****************************
Beklediğim gibi klasik (!) bir basın toplantısı pardon basın açıklaması oldu.
Evet biz Aziz Bey'in konuşmasını hem de ne konuşmasını (!) beklerken Şekip Mosturoğlu ve Semih Özsoy 2-3 sayfa kağıdı  kuru kuru okudular.
 Gerekenler yapılacak ,istifa bekliyoruz falan filan....
Bekleyelim bakalım.
Aziz Bey'in şakşakçıları hemen tam siper savunmaya geçmişler.
Süper basın toplantısı olmuş,her şeyi söylemişler,bundan daha iyi olamazmış bla bla.
Şekip Bey'in bu hukuki açıklamalarından şimdiye kadar ne kazandık ?
Ortega konusunda,Appiah konusunda,Aurelio konusunda,Şampiyonluk sonrası yaptıkları basın toplantısında,son olarak U17 gs adiliğinde ne kazandık ?
 Hava civa.Hepsininden hiç bir şey kazanamadık.


  Bu olayın sonuçları şunlar olmalıdır ;
* Taurasi ve Penny geri getirilmelidir.
* Taurasi'nin uğradığı maddi ve manevi her türlü zarar fazlasıyla karşılanmalıdır.
* TBF Başkanı Aziz Bey'in kankası Turgay Demirel gerekli kontenjan açarak,yeni yabancılar için ödediğimiz federasyon payı ücretini iade ederek istifa etmelidir.
* Aynı şekilde TFF Doping veTBF Sağlık Kurulu Başkanı Turgay Atasü ve Hacettepe Doping Merkezi Başkanı Prof.Dr.Rüştü Güner istifa etmelidir.Ayrıca Turgay Atasü'ye ağır tazminat davası açılmalıdır.
Hacettepe'nin işini WADA çekecektir zaten de takipçisi olunmalıdır.
* Bu olayda hep dillerinden düşürmedikleri ''FB Markası''na zarar verici yazılar yazan başta Hıncal olmak üzere müridi Ünal Özüak,Zeki Çol,Atilla Gökçe ve kim varsa en ağır tazminat davaları açılmalıdır ve sonuçları FB Kamuoyuna duyurulmalıdır.


'' Öyle gerekenler yapılacaktır '' klişesi basın açıklaması kesinlikle geçerli değildir.

 Son olarak zaten Semih Özsoy bir soruya verdiği şu cevapla her şeyi yerle bir etmiştir.

''Ortaya çıkan durumu bir komplo olarak görmediklerini belirten Semih Özsoy, "Türkiye ve Fenerbahçe’ye verdikleri zararı insanın düşmanı bile yapmaz. Ben iş bilmeyen yeteneksiz kişilerin yaptığını düşünüyorum" dedi''

Bu iş komplo değil diyerek tüm çamları devirmiştir.Komplo değilse ne Semih Bey ?
 Hacettepe labaratuvarında tahlil yapan görevlilerin ''sehven yaptıkları bir insan hatası''  mı ?
Pesssss yani pesssssssssss.

17 Şubat 2011 Perşembe

Diana Taurasi Konusunda da Haklı Çıktık.

http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2011/02/17/iste-taurasi-gercegi-1151777.Jpeg

 Adımız gibi emindik bu işte bir yamuk olduğunu ve asla Taurasi'nin doping yapacağına inanmadığımızı yazmıştık ve kulubün B numunesinden sonra acele ederek tek taraflı fesih yapmasının yanlış olduğunu yazmıştık şurada; Dünya Yıldızını Mundar Eden Kurumsal Yapı (!)


  Ve sonunda komplo WADA'dan döndü.Belirttiğimiz gibi Hacettepe zaten bu konuda sabıkalı olan ve güvenilir olmayan bir kurumdu.Görülüyor ki birileri tarafından (!) - O birilerini herkes tahmin edebilir,makyavelistlerdir kendileri - Hacettepe de testi yapan elemanlarla birlikte önümüzü kesmek ve bizi başarısız kılmak için bir komplo kurulmuştur.Yoksa gene moda -finil tabirle ''Sehven'' mi yanlışlık yapılmış diyecekler ?
 Ortalık toz duman.Yarın bizimkiler ,bugün Aziz Yıldırım'ın bizzat Başbakan'a çıktığı ( Diana'nın dönmesi için Tayyip Erdoğan'dan Obama ile konuşmasını da istese :)) ) elindeki dosya ile basın toplantısı yapacaklar.Bakalım ne diyecekler ? Umarım daha önceki benzerleri gibi olmaz.

 Bu kepazeliği başımıza açanlara ve bu konuda kasıtlı eleştiri yazan medya mensublarına dünyayı başlarına yıkmaları lazım.7 sülalelerinin donlarına kadar alacak tazminat davaları açmaları lazım.
 Tabii bütün bunlar giden Taurasi ve Penny'i geri getirir mi ? Şahsi kanaatim çok zor.
 Zaten yabancı kontenjanı v.s bir sürü hikaye var.Kaldı ki geri dönmek isterler mi ayrı soru.
  TBF Başkanı Turgay Demirel bugünkü açıklamasında ;

''Biz de Basketbol Federasyonu olarak yönetmelikler çerçevesinde Diana Taurasi’nin dopingli çıktığı bize bildirildiği andan itibaren kulübe yaptığımız yazışmaları bir anlamda askıya almış oluyoruz; o günkü lisans durumu ve kulübün oyuncuları oynatmasıyla ilgili pozisyona geri döneceğimizi, kurul olarak konuyu aramızda tartışıp bir karar alacağımızı düşünüyorum. Ama bu tabii ki sadece Fenerbahçe kulübü için değil, Ceyhan kulübünün durumu için de söz konusu. Bununla ilgili de onların yerine getirdikleri oyuncular konusunda alınmış, federasyona gelmiş bir takım paralar vardır. Bunlar da tabii ki geri iade edilecektir. Fakat bütün bu yaşananlar gerçekten çok talihsiz bir süreç oldu. Dediğim gibi sporcular adına çok sevindik, haksız yere ceza almalarının önüne geçilmiş oldu. 

Taurasi’nin yeniden Türkiye’ye dönmesini ümit ettiğini dile getiren Demirel, Aziz Yıldırım’ın, “Bizi Avrupa şampiyonluğundan ettiler” açıklaması hakkında ise, “Fenerbahçe şu ana kadar Avrupa’da maç kaybetmedi. Dolayısıyla o iddiasını kaybetmiş durumda değil. Ama tabii ki Taurasi çok değerli bir sporcu. Final maçlarında olmazsa ve Fenerbahçe de final maçlarını kaybederse – ki ben Diana olmasa bile finale kadar geleceğini tahmin ediyorum - bunun nedeni Diana’nın olmaması olarak değerlendirilebilir. Ama belki şu anda Diana Taurasi ikna edilebilir ve yine Fenerbahçe’nin şampiyonluğu için mücadele edebilir. Böyle olmasını diliyorum” diye konuştu.

 Hacettepe zaten duman olacakta ,Turgay Atasü denilen zat'a da gereken yapılmalı.İstifası zaten mutlak ama çözüm değil.O ve haberi Ümit Avcı'ya sızdıranların emdikleri süt burnundan getirilmeli.
   Bakalım bekleyeceği süreci ama çok şükür gene yanılmadık.
 Aziz Bey ve Yönetimin biatçıları bakalım ne diyecekler,hiç okumadım yazılanları....